31
Ekim
2011
Çok sağlam bir bilgi çatı sistemleri birikiminiz olması gerekir, ancak her şeyi biliyormuş gibi görünmeye çalışamazsınız. Çünkü her şeyi bilmeniz mümkün değildir ve öyleymiş gibi davranamazsınız. Eğer öyle yaparsanız, bu sefer kendinizi başkalarının fikirlerine kapatmış olursunuz ve bu bir CEO için son derece tehlikeli bir durumdur. Daima erişilebilir çatı olmalısınız, ancak vaktinizi çok dikkatli dengelemelisiniz. Bazı durumlarda konsantre olabilmek ve vaktinizi daha iyi yönetebilmek için erişilebilirliğinizi sınırlandırmak ve müzakerelere ara vermek zorunda kalabilirsiniz.Kendinizi rakamlardan çok içgüdüleriyle harekete geçen bir lider olarak görüyor musunuz?Aldığınız her kararda bir parça içgüdü ve duygular, yani duygusallık olduğunu düşünüyorum.Biz yaratıcı bir şirketiz. Hangi yaratıcı istikamette ilerlememiz gerektiği konusunda sadece araştırmalara başvurulması gerekir görüşüne pek de katılmıyorum. Birkaç yıl önce Harvard Business School’daydım ve onlar Disney’in Pixar’ı satın alması hakkında bir vaka çalışması yapıyordu. Gerçekten sıkı bir analiz yapmışlardı. Ancak çatı sistemleri kararların altında yatan duygusallığı kavrayamamışlardı. Bu, aslında bir işletmecilik okulunda ölçemeyeceğiniz ve yapıncaya kadar öğrenemeyeceğiniz bir şeydir. Bununla birlikte biz analitik bir şirketiz. Potansiyel iş kararlarını sürekli analiz eden çok akıllı insanlarımız var. Ve ciddi miktarlarda sermaye yatırımları yapmadan önce kesinlikle birtakım ölçümler yaratırız. Ancak işin sonunda, rakamlara baktığınız zaman bile bu rakamlara inanıp inanmamak ya da dikkate almanız gereken başka faktörler olup olmadığı konusunda içgüdüsel bir karar vermek veya sezgilerinizi dinlemek zorunda kalırsınız.Bir potaya girme anı 23 yaşımdayken başıma gelmişti. Bana terfi almayı hiç de hak etmediğimi söyleyen bir çatı sistemleri patronum vardı. Halbuki 23 yaşındaki insanların çoğunda sadece kendileri ve kendi kapasitelerine duydukları güvensizlikle sınırlanan çatı neredeyse sınırsız bir potansiyel vardır. Oysa ben kendime güvenmem gerektiği düşüncesiyle yetiştirilmiştim. Yani o bana terfi ettirilmeye layık olmadığımı söylediğinde, ben de onun yanıldığını düşünmüş ve kendisine bunu ispatlamak istemiştim. Zannedersem o an benim için bir dönüm noktasıydı. Çünkü bu sayede benliğimin bir parçasını tam anlamıyla kavramıştım: Ben kendine güvenen bir insandım.Finansal kriz pek çoğumuzu bu sistemin nasıl onarılabileceği konusunda düşünmeye sevk etti. Odaklanılan çatı konulardan biri de CEO’ların, hissedarlara kazanç sağlama görevleriyle bunun sürdürülebilir bir büyüme yaratılmasının eninde sonunda çelişip çelişmeyeceğiydi.